
28 Eylül 2009 Pazartesi
27 Eylül 2009 Pazar
İZMİRE GİDECEKLERE:)
1-İstanbul’dan geldiyseniz, burada da karşı kavramı vardır. Şaşırmayın.
2-Boyoz'un ne olduğunu hemen öğrenin ve evinize yakın bir boyozcu bulun.
3-İlk gördüğünüz kıza yiyecekmiş gibi bakmayın, zira çok var onlardan, alışın.
4-Bu şehirde -özellikle İstanbul’dan geldiyseniz- insanlar birine çarptıklarında özür diler, genelde sabahları 'günaydın', akşamları 'iyi akşamlar', gün genelindeyse 'iyi günler' diyerek güler yüz gösterirler. 'Teşekkür ederim' de en çok duyacağınız kelime gruplarından biridir.
5-Daha önceden yediğiniz adi kumru olan sandviçlerin hepsinin dandik olduğunu kabul edin zira İzmir’deki kumruyu İzmir’den başka hiçbir yerde yiyemezsiniz.
6-Aldığınız sandviç yarim ekmek gibi benzeri turu yiyecekleri herkesin ortasında çekinmeden yiyebilirsiniz kimse size dönüpte vay kafir demez.
7-Eğer bugüne kadar kullandığınız en teknolojik kart akbil ise otobüse binmeden önce kentkart kullanmayı mutlaka öğrenin. Köyden indim şehire modu olmasın sonra.
8-Simit yoktur. Gevrek vardır. Çekirdek yoktur. Çiğdem vardır.
9-Sakin ola ki, Guzelyalı da KSK atkısı, Karşıyaka Çarşi'sinda Göztepe atkısı ile dolaşmayın.
10-Kordon'da arabanızla dolaşırken kolunuzu camdan sarkıtmayın. Kiro damgası yersiniz.
11-Sakin Kemeraltı’na arabayla girmeye çalışmayın. Üşenmeden otoparka parasını verin.
12-Tarihi asansör ile yukarıya çıkıp körfez manzarasının tadını çıkarın.
13-Bu şehirde Flaman Protestan Kilisesi dahi vardır. Şaşırmayın ve gayri Müslimlerle tanışmaya çalısın.
14-Birilerine adres sormak için çekinmeyin. İzmir’de iyi insanlar yaşar, onlara sorun. Hatta sizi gideceğiniz yere kadar bile bırakabilirler.
15-Çay içilip kuşlara gevrek atılabilen vapurlara binin ve karşıya geçin.
16-Kemeraltı'nda geçirilecek bir gün de öğle öğününü, tarihi Kemeraltı Börekçisi’nde su böreği yiyerek ziyafete dönüştürün. Hemen az ilerisinde bulunan Sefer Usta'nın henüz ülkede nam salmamışken işlettiği tarihi, ufacık dükkanda yiyeceğiniz kazandibi ile öğününüzü tamamlamayı unutmayın.
17-Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde dolaşırken sağ sola küçük sokaklara girin. Eski evleri, ilginç balkonları görün.
18-Genelde taksi şoförleri bile kibardır. Şaşırmayın.
19-Yağışsız ve aşırı sıcak olmayan bir havada Karşıyaka-Bostanlı arasını yürüyün. Bir hafta tatil yapmış gibi hissedersiniz kendinizi.
20-İstanbul’dan geldiyseniz Bostanlı ve Bostancı isimlerini karıştırmayın.
21-Ege Üniversitesi’nde okuyacaksınız 'İzmir sıcaktır, soğuk olmaz' laflarına kanmayın. Bornova'da öyle soğuklar olur ki ilikleriniz donar. Neyse ki uzun sürmez.
22-İzmirliler hakkında söylenenlerden ürkmeyin. Kıyı çocuklarıdır onlar: Samimi, rahat ve dobra insanlardır. Yaşadıkça İzmir’in huzuru siner içinize.

23-Böcek fobiniz varsa çabuk fobinizden kurtulmaya bakin. Çünkü, İzmir’de her tur ve ebatta eklembacaklıyı görme olasılığınız vardır.
24-İstanbul’dan gelenler: İzmir’in görece küçüklüğüne burun kıvırmayın. Kentin dokusuna, kültürüne nüfuz etmeye çalışın. Küçük olmadığını göreceksiniz.
25-Mutlaka Bornova Ciçekliköyde piknik yapın. Sabuncu beli mevkiinden Atatürk ile beraber kente yüksekten bakın.
26-Kaliteli mekan bakımından gözünüz açık olsun. Çünkü, İzmirli isletmeciler pek reklamı sevmezler. Müşteriler kendi bulsun isterler.
27-Sokak numaralarını takip ederek aradığınız yeri bulamayabilirsiniz. Şaşırmayın. 206 sokağın hemen paralelindeki sokakta 2510 sokak tabelası olabilir.
28-Bir vapur dolusu Göztepe ya da KSK taraftarının o gün maç sonrası haykırarak iskeleye gelmesine şaşırmayın, dahası korkmayın. Zararları yoktur. Bazı mekanlara bayrak asarlar. Bir kaç duvarı boyarlar.
29-İnsanların yardımseverliğine alışın. Otobüste sizin yerinize kentkart basan kişiler karşılığında verdiğiniz parayı kabul etmezse ısrar etmeyin.
30-Foça denildiğinde hangisi diye sormayın. O Eski Foça’dır. Gidin sahilinde güneş batarken bir şeyler için.
31-Susuz dedenin yerini soran çocuklardan uzak durun. Muhtemelen yankesicidirler.
32-Teleferik'e gidin. Sonra Inciraltı'na geçin, kır kahvesinde bir çay için.
33-Urla'ya gidin. Nobel Edebiyat Ödüllü Yorgo Seferis'in evini, unutulmaz ses Tanju Okan’ın evlerini göreceksiniz. Ünlü edebiyatçımız Necati Cumalı'nın evi de orada. Urla İskelede yürüyün.
34-Bazı İzmir Milletvekillerinin İzmir'li olmadıklarına şaşırmayın. Onların bir kısmı çantacı diye tabir edilen ve genel başkanlarının atadıkları İzmir’in yolu nerededir bilmeyen insanlardır. Onlardan bir kısmı kentteki diğer kentlerin temsilcileri gibi seçilirler ve çalışırlar. Örneğin Konyalılar, Mardinliler vb. Belediye yatırımları dışında Ankara’nın pek yatırım yapmamasına şaşırmayın. 35-Sokakta yürürken bir kuyruk görürseniz dalın kuyruğa. Siz de sıraya girin. Lokma dökülüyordur. Yüzsüzlük edin iki tabak isteyin. Çoğunlukla yadırganmazsınız.
36-İzmir’de Yunan’ın nasıl denize döküldüğünü merak ediyorsanız Karşıyaka İskelesi civarında 'Göz göz göz': Göztepe İskelesi civarında 'Kaf kaf Kaf sin sin sin Kaf sin Kaf' diye bağırın.
37-Alsancak Sevinç Pastanesi ve Konak'taki YKM taa. Bizans döneminden beri buluşma noktasıdır. Büyük İskender’in yavuklusuyla burada buluştuğu anlatılır. 38-Hisar önünde Cin Ali'nin dürümlerini yiyin. Oradan çıkıp Kızlaragasında girin. Vitrinleri seyredin.
39-Bornova'da oturacaksanız akşamları Küçükpark'ta yapılır piyasa. Haberiniz ola.
40-Topçu'nun yerine gidip çöp şiş yiyin.
41-Izmir yazlari hamam gibi olur. Yaninizda sik sik degistirmek icin t-shirt bulundurun. Kisin bir sure cok soguk yapar. Bere, eldiven, atki kullanmayi ihmal etmeyin.
42-Alsancak'ta ve Kordon'da uzun saatler yuruyun. Yorulunca bir yere girip bir seyler icin. Sonra bir daha yuruyun. Iyi gelir.
43-Konak Pier'i bir alisveris merkezinden ziyade bir tarihi eser gibi gezin. En ucuna gidip denizi seyredin.
44-Fuar donemi olmasa bile arada bir Kulturparka gidin. Yesillikler arasinda dolasin. Rahatlarsiniz. Lunaparka gidin. Donmedolaba binin. Bangir bangir muzik esliginde Izmir'e tepeden bakin.
45-Kent merkezinde arabayla dolasmaya calismayin. Pek cok yere yaya olarak gidebilirsiniz. Park sorunu yasarsiniz.
46-Izmir'i mumkun oldugunca baska kentlerle kiyaslamayin. Onu kategori disi olarak gormeye calisin.
47-Ucuncu buyuk sehir imkanlari yoktur. Is bulmak sorundur. Universiteyi burada biterenlerin buyukce bir kismi Istanbul'a kacar. Ekonomik olarak gun gectikce kuculmektedir.
48-Metro'da 'Tren Bornova Yonune Gider' unutmayin.
49-Ortamda cop tenekesi yoksa, kentkart dolum makbuzu almadan ayrilin. Cunku, melet cebinizde bir yil kalabiliyor.
50-Alsancak Cami'nin onundeki duraktan otobuse binmeyin. Bir durak onceye gidin. Oturarak gidersiniz.
51-Alsancak'taki caminin adi Hocazadedir. Kimse boyle soylemez. Onun adi Alsancak Camidir. Izmir'de ne kadar sohretli insan olse orada cenaze namazi kilinir.
52-Eger universite icin Izmir'e geldiyseniz ve sinif arkadaslarinizdan biri Izmir'liyse universite hayatiniz harika gecebilir. Cunku, Izmir'in yerlilerinin en fazla bir saat uzaklikta bir yazligi vardir. Yaz mevsimine dogru 6-7 kisi arabaya dolusulup oraya gidilir. Keyifli anlar gecirilir.
53-Bornova'da ogrenciyseniz Kucukpark'taki unlu mamuller ureten yerler fena degildir. Fiyatlari makuldur. Cok kalabalik olurlar. Bornova kira haricinde cok pahali bir yer degildir.
54-Arkadaslarinizla toplanip yazin Bostanli Iskelesinde basket oynayin. 55-Kentkarti arka cebinize koyun. Otobusu binince poponuzu cihaza surtun. Hem soforden azar isitin. Hem de kicimda cip var havasi yaratin.
56-Ucakla gelecekseniz Gaziemir'den Karsiyaka'ya gelinceye kadar Izmir otogarindan Balikesir'e ulasmis olursunuz.
57-Bornova'da oturuyorsaniz Manisa'ya gitmek Narlidere'ye gitmekden daha kisa surer.
58-Acele etmeyin. Bu sehir acele edenleri sevmez. Dukkanlar gec acilir. Gece gec saatlere kadar acik kalir. Bazi esnaflar ogleden sonra gunun hasilatini yeterli bulup dukkani kapatir bir yerlere icmeye gider.
59-Ankara'dan geldiyseniz sokakta insanlarin devamli gulumseyen yuzlerini yadirgamayin. Acaba dukkanim mi acik diye tedirgin olmayin. Izmir gulen ve gulumseyen insanlarin kentidir. Siz de gulumseyin.
60-Yazin Izmir'de olacaksaniz balkon evinizin en muteber yeri olacaktir. Cunku, dus aldiktan sonra banyodan cikincaya kadar kurursunuz. Yazin Izmir bosalir. Trafik rahatlar. Cunku, pek cok Izmir'linin yazliklari vardir. Oralara giderler. Karsiyakalilar Foca civarinda yer edinmislerdir. Digerleri de Cesme, Karaburun, Mordogan, Ozdere, Urkmez, Kusadasi, Seferihisar da yazliklarda yaz aylarini gecirirler.
61-Kosusturmayin, yuruyun.
62-Otobuslerde ve bazi yerlerde 'Piristina, kalbimizdesin' yazisini gorunce, Kosova'nin Piristina kenti kastedilmiyordur. Merhum Belediye Baskani Ahmet Piristina sevilen bir baskandi.
63-Insanlar genelde huzurlu araba kullanirlar. Trafikta birbiriyle kavga edenler azdir. Trafikte yanlis yaparsaniz biri 'bilader napiyon' der. Kaslarini catar, kizacak gibi yapar. Sonra bir gulumsemeyle oradan uzaklasir.
64-Bir kez Karsiyaka macina gidin. Taraftar nasil olurmus gorun. Etkileyici bir manzara yaratirlar. Ozellikle Ataturk Spor Salonunda Karsiyaka-Fenerbahce basket maclarinda muazzam bir atmosfer yaratirlar. Basketbolu iyi bilirler. Istanbul kulupleri gibi basket macina futbol seyircisi gelmez.
65-Izmir bir basketbol kentidir. Cok sayida basketbolsevere rastlarsiniz. Basketbol maclarinda salonlar genelde dolar. Bir basketbolsever iseniz Izmir tercih edilesi bir kenttir. Basketbolun lokomotifi Karsiyakadir.
66-Kadifekale, Ballikuyu taraflarina tek basiniza gitmeyin. Ankaralilar Ulus, Bentderesi ve Ankara Kalesi civarini nasil bilirlerse, Istanbullular Beyoglu'nun arka sokaklarini nasil bilirse buralari da oyle bilsin.
67-Kizinca Izmirlilerin asfalyalari atar, sasirmayin. Asfalya rumca sigorta, guvence demektir. Anlayacagin sigortalari atar.
68-Alsancak limani civarinda bir suru salas yapinin arasinda Arkas Holding binasini gorunce sasirmayin. Fiyakali bir yerdir. Otobusle onunden gecerken otobusunuz yukari katlarinin hizasindan gecer. Yemek vakti ise akvaryumdaki baliklar misali calisanlarini gorursunuz. Sirketin sahibi Lucien Arkas'tir. Denizcilik Odasi Baskani da Geza Dolough'tur. Onlar Turk vatandasi levantenlerdir. Kente damgasini vurmus bir levanten nufus ve levanten kulturu vardir. Izmir Turkiye'nin en buyuk limanlarindan biridir. Bazen kocaman bir turistik gemi yanasir rihtima.
69-Metro ile Ataturk Stadina gidecekseniz Statyum duraginda inmeyin. Halkapinar duraginda inin. Daha yakin oluyor.
70-Izmirliler misira dari derler.
71-Sicaklarda dekolte kizlara aval aval bakmayin. Sayet bakarsaniz kizlar da size tuhaf tuhaf bakarlar. Izmir'de cogunlukla yazin ama her mevsim kizlararasi dekolte yarismasi mi var acaba dediginiz olur.
72-Izmir'de cok sayida Balkan kokenli insanlar yasar. Bazi erkeklerin ve kizlarin cok uzun boylu olmasi sasirtmasin. Ozellikle Camdibi semtinde kendinizi Uskup, Gumulcine, Piristine, Filibe gibi bir kentte hissedebilirsiniz. Kahvelerinde renkli gozlu, uzun boylu, limon gibi sari insanlarin 'Bre more, Asan Astaneye gitti mi?' turunden konusmalara sahit olursunuz. Konusmalarinda H arfi yutulur.
73-Yazin butun gun cayir cayir yanarsiniz. Aksamustu yerel imbat ruzgariyla bir nebze olsun rahatlarsiniz. Ozellikle sahile yakin yerlerde aksamlari esinti eksik olmaz.
74-Adinda bir kent ya da semt adi olmayan nadir kuluplerden biri Altaydir. Az sayidaki taraftari Buyuk Altay derler. Maclarina gitmek zevklidir. Pek taskinlik olmaz. Bazi yasli amcalar bir yandan sohbet edip, mazinin Buyuk Altayini konusurlar bir yandan da tenis maci seyreder gibi maci izlerler. Altay kulubunde bazi gayri muslimler uyedir. Yonetimde seckin insanlar vardir. Alsancak, Kahramanlar gibi seckin muhitler ve limontepe gibi bir kac gecekondu muhitindekiler desteklerler. Bir kac zengin Izmir'li ailenin destekleriyle ayakta durmaktadir. Eski basbakanlardan Adnan Menderes'in kalecilik yaptigi, Mustafa Denizlinin yetistigi ve Istanbul'a cok sayida oyuncu gondermis bir kuluptur. Ayrica, Fenerbahce eski baskanlarindan Sukru Saracoglu Altay'in da baskanligini yapmistir.
75-Hizla kume dusen Goztepenin, Asansor civarindan baslayip, Uckuyulara kadar uzanan hat boyunca taraftarlari bulunur. Ozellikle Guzelyali, Goztepe semtlerinde yogunlasmislardir. Taraftarlari 1960'li yillarin efsane takimindan bahsederler. Avrupa Kupalarinda ilk yari final oynayalariyla ovunurler. Karsiyaka'dan ve KSK dan nefret ederler. Goz goz goztepe seklinde tezaruhat ederler. 1980 yilinda Dunya'da ilk defa bir ikinci lig macinda seyirci rekoruna Karsiyaka ile birlikte imza atmislar ve 80 bin seyirciyi Ataturk stadina toplamislardir. Istanbul'un uc buyuk takiminin deplasmanda Trabzonla beraber seyirci ustunlugu kuramadigi iki takimdan biridir.
76-Karsiyaka basketbol subesiyle on planda olan bir kuluptur. Yasar Holding hamisidir. Kaf kaf kaf sin sin sin kaf sin kaf tezaruhati yaygindir. Futbol disinda cok sayida bransta faaliyet gosterir. Ornegin yelken. Taraftarlari biz Izmir'li degil Karsiyakaliyiz derler. 35 ½ plakasi tasirlar. Buna karsin Goztepeliler Tam 35 ve Biz Izmir cocuguyuz ya siz? slogani tasirlar.
77-Altinordu, ozellikle basmane, tilkilik, namazgah gibi Izmir'in gavur Izmir olarak anildigi yillarda Turklerin yogun oldugu mahallelerde kurulmus ve sevilmistir. Halen basketbol subesi olmasa da basketbol liginin ilk sampiyonu Altinordu'dur.
78-Esrefpasa, Ucyol, Hatay, Yaghaneler semtlerinin kulubu Izmirspordur. Altyapisi ve mulkleriyle kuvvetli olarak bilinir. 79-Bucaspor Buca semtinde kendi yagiyla kavrulan bir kuluptur. Sari kirmizili goztepe, siyah beyazli Altay'dan sonra sari lacivertli Bucaspor Istanbulun uc buyuklerinin Izmir'deki muadil tamamlayicisi gibidir. Izmir'de soyadlari kulup adi olan bazi degerli sahsiyetlerin kentidir. Vahap Ozaltay, Sait Altinordu, Fuat Goztepe. 80-Dokuz Eylul Universitesinin bazi bolumleri Ege Universitesi kampusu icindedir. Ege Universitesi Hastanesi Romanyadaki diktator Cavusesku'nun yaptirdigi gorkemli sarayi cagristirir. Cok buyuktur. Icinde kaybolursunuz.
81-Izmirliler kendilerini cagdas, ilerici ve batili olarak gorurler. Turkiye'nin batiya acilan kapisi, batiya donuk yuzu falan denir. Okumus yazmis insani coktur.
82-Bir kismi Gavur Izmir lafindan rahatsiz olur. Bir kismi da dinime kufreden musluman olsa bari deyip, guler gecer umursamaz.
83-Ucuncu buyuk kent olmakla ovunulur. Sonra da super ligde bir takimin olmamasi ucuncu buyuk kente yakisiyor mu diye hayiflanirlar.
84-Izmir'de cok sayida emekli insan yasar. Pekcogu emekli devlet memuru ve devlet iscisidir. Ozellikle emekli askerler ve ogretmenler yogundur. Konak ve Ucyol istikametinden Bati yonune dogru otobusle giderken duraklarda bekleyen bir yigin emekli yasliya rastlarsiniz. Keza Bornova ve Karsiyaka da emekli cenneti yerlerdir. Ulkede olup bitenlere kendilerine has bir tutuculuk sergilerler. Biz Ataturk'un ve Cumhuriyetin cocuklariyiz derler.
85-Basta Bornova olmak uzere, Alsancak, Karsiyaka ve Buca'da genis bahceli cok sayida levanten koskune rastlarsiniz. Bir kisminin icinde artik insan yasamaz. Bazilarinin icinde yasli gayri muslim vatandaslarimiz yasarlar. Onlar mazinin zengin is adamlari ve Avrupali tarim urunu tacirleridir.
86-Cesmeye gitmeyi ihmal etmeyin. Cesmeye gidip de Cesme kumrusu ve Rumeli pastanesinde sakizli dondurma yemeyi unutmayin. Yakin yerlerinde cok guzel plajlari vardir. Alacatiyi gezin.
87-Universite kampuslerinde stand kurup gezi duzenleyenlerin gezileri hem ucuzdur hem de guzeldir. Katilmaya bakin. Bahar doneminde vizelerden sonra tezgahlarini acmaya baslarlar.
88-Yilbasi biletinizi kemeralti girisindeki sag taraftaki biletciden alin. Neden bilmiyorum.
89-Turkiye'nin en buyuk bolge gazetesi Yeni Asir Izmir'den cikar. Ulkemizin yasayan en eski gazetesidir. Yuzyilin basinda Selanikte cikmaya baslamistir.
90-Turkiye'de ilk futbol maci Bornova'da papazin bahcesinde iki rum mahallesinin gencleri arasinda oynanmistir. Fakat, Izmir'e futbolu ingiliz levantenler getirmistir. Yine Turkiye'de ilk atletizm musabakasi da Bornova'da yapilmistir.
91-Turkiye'de ilk demiryolu hatti Izmir'den baslamis, ilk tren istasyonu Izmir'e yapilmistir.
92-Izmir bir camiler degil, kiliseler ve havralar kentidir. Kentte eskisi kadar olmasa da bir miktar musevi vatandas yasar. Cogu kemeraltinda esnaf ya da doktor, dis hekimi falandir.
93-En yuksek bina Hilton Otelidir. Kimileri onu Izmir'in bir organi olarak gorur.
94-Kimileri Guzel Izmir der. Bu sifat burada yasayan rumlar tarafindan konuldugu rivayettir. Kentte en fazla nufusu uzun yillar rumlar olusturmustur. Onlar Izmir i bir kraliceye, Bornova yi da bu kralicenin tacina benzetirlermis. Bu yuzden Guzel dedikleri anlatilir. Dogruysa.
95-Firsat bulursaniz yakindaki Izmir koylerine gidin. Koylulerle sohbet edip Ege sivesini dinleyin. Gelivedim, gidivedim, nediyon usen (Ne yapiyorsun Huseyin) gibi cumleleri duyun. Selcuk ilcesinin Sirince koyune gidin. Sarapevlerini ziyaret edin. Gozleme yiyin.
96-Eski itfaiye binasi Ahmet Piristina kent muzesine donusturuldu. Gidip gezin. Bina arkasindaki lokantadan Izmir yemeklerini uygun fiyata yiyebilirsiniz.
97-Kentte cok sayida Girit mubadili aile yasar. Izmir pazarlarinda envayi turlu otun satildigini gorursunuz. Giritlinin gectigi yerde ot bitmez lafini duyarsiniz. Onlar otlardan birbirinden ilginc, lezzetli ve dahasi saglikli yemekler yaparlar. Ahh ahh... Sade suya tirit elden gitti Girit.
98-Izmir kofteler diyaridir. Tire, Odemis, Kosova kofteleri meshurdur. Kemeraltindaki esnaf lokantalarinda Izmir kofte ve kokorec yiyin.
99-Hakiki Koc ve Pamukkale firmalarinin merkezleri Izmir'dedir. Otogar Bornova'dadir.
100-Uzun yillar Turkiye'nin en buyuk stadi unvanini elinde bulunduran Ataturk Stadi Izmir'dedir. Izmir cok sayida uluslararasi spor organizasyonuna evsahipligi yapmistir.
101-Izmir fuarlar kentidir. Kulturparkta yil boyunca pek cok sektorun fuari yapilir. Ama en gorkemlisi ve buyugu Agustos ayinin son haftasi baslayip eylul ayinin ikinci haftasina kadar suren Izmir fuaridir. Ilk gun ucretsiz olur. Sadece Izmirliler degil, cevre il ve ilcelerden de cok sayida ziyaretci gelir. Otomotiv standlari ile ikram ve hediye dagitan standlar yogun ilgi gorur.
102-Inciraltinda Ozdilek alisveris merkezinin orada bir savas gemisi ve denizalti, muze olarak hizmet vermektedir. Merakliysaniz gidip belese gezebilirsiniz.
103-Ankara'dan gelenler icin Cankaya burada bir alisveris ve is merkezidir. Unutmayin.
LİTERATÜRE YENİ GİREN SÖZLER...
-Hayatın dikiş yerlerinden atmasına izin verme !..Unutma, iğne de senin elinde iplik de !..
-İktidarsız erkeklere duyurulur !.. Bol bol su için !..Suyun kaldırma kuvvetinden yararlanın !..
-Anadan duymayan kız öğüt almaz,Babadan görmeyen oğul sofra kurmaz.
-Hayatı çocuk gibi yaşamaya bak. En ufak şeylere sevin, çığlık at, en büyük dertlere saf saf bak.
-Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ölüme götürür.
-Aşk bir kum saati gibidir. Kalp dolarken beyin boşalır.
-Zengin parasıyla, fakir karısıyla oynar.
- Erkekliğiyle övünüp durur tüm erkekler, oysa hepsi kadından doğmuştur !..
- İyi arkadaşlar iç çamaşırı gibidirler; ayıpları kapatır ; daha iyi arkadaşlar prezervatif gibidirler, seni daima korur ; daha daha iyi arkadaşlar viagra gibidirler; düşeni kaldırır .
İNCE ZEKA:)
BOZUK PARALARIN KENARLARI NİÇİN TIRTIKLIDIR?

O devirlerde tüccarlar, parayı tartıyorlar ve ağırlığı eksikse kabul etmiyorlardı. Tabii, para da elinizde kalıyordu. Antik para kataloglarında dikkat ederseniz, paraların büyük bir kısmının tam yuvarlak olmadığını görürsünüz.
Bu sorunu çözmek ve halkı eksik paraya karşı korumak için bozuk paraların kenarları tırtıllı yapılmaya başlandı. Bu tırtıllar sayesinde paranın kenarının kazındığı hemen belli oluyordu ve kenarı kazınmış parayı kimse almıyordu.
Bu adet günümüze kadar devam etti. Artık içinde değerli bir maden bulunmamasına rağmen, bozuk paralarımızın kenarlarında ya tırtıl ya da bir yazı vardır.
Günümüzde madeni paralar 'bozukluk' veya 'ufaklık' adı altında sadece küsuratları ödemede kullanılıyor. Bozuk paralar da para olma niteliklerini kanundan almalarına rağmen, kullanılmalarında bazı sınırlamalar vardır.
Gerek kağıt, gerekse madeni para olsun, her ikisiyle de yapılan ödemeleri kabul etmemek mümkün değildir. Buna 'Kanuni Tedavül Mecburiyeti' denilir ki, kağıt paralarda bu mecburiyet sınırsızdır. Ödenen miktar ne kadar büyük olursa olsun, bunu karşı taraf kabul etmek mecburiyetindedir.
Madeni paraların ise mecburiyeti sınırlıdır. En çok üzerlerinde yazan değerin 50 katını tamamen bozuk para ile ödeyebilirsiniz. Örneğin 50 bin liralıklarla, 2,5 milyona kadar ödemelerinizi yapabilirsiniz ama daha fazlasını da bozuk para ile ödeme isteğinizi karşı taraf kabul etmeyebilir.
Kağıt paraların Merkez Bankası tarafından basıldığı bilinir de, madeni paraları Maliye Bakanlığı'nın çıkardığı pek bilinmez. Madeni paraların toplam para stoku içindeki oranı da yaklaşık yüzde l civarındadır.Hiç dikkat ettiniz mi? İnsan yüzleri kağıt paralarda önden, madeni paralarda ise yandandır. Madeni paralarda yer çok küçük olduğundan, kabartma tekniği ile bir yüzün tam detayını vermek mümkün olamamaktadır. Yandan bir profil kişiyi daha iyi tanınır kılmaktadır.
"İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK"

16 Eylül 2009 Çarşamba
MUSA:(
Çok başarılı öğrenciydi Musa.
Öğretmen olmak istiyordu.
Sabah okuluna gidiyor...
Sonra çobanlık yapıyordu.
Babası garibandı çünkü.
¡
Tam bir sene önce, gene böyle bir sabah... Çıktı tek göz oda, ağıldan bozma evinden kör karanlıkta, yürüye yürüye, 2 kilometre, sırtında çantası, şehirlerarası asfalta geldi... İzmir Aliağa’ya bağlı Kapıkaya Köyü’nde yaşıyordu, köyde okul yok, okul Yenişakran’da... Türkiye’nin en batı ucunda, bütün yatırımlar oraya yapılıyor denilen coğrafyada, Türkiye’nin en doğusundaki yaşıtlarıyla aynı kaderi paylaşıyordu; taşımalı eğitim... Servis bekliyordu.
¡
Yakaladı yakaladı...
Kaçırdığında okuluna gitmesi imkânsız.
O nedenle, gün doğmadan kalkıyor, en az 2 saat yolu hesap ederek, saat 6 civarında asfaltta oluyordu.
Asfalt rampa.
¡
Göründü yarım saat sonra servis minibüsü... Manisa’nın Karaahmetli Köyü’nden başlıyor, çocukları toplaya toplaya, en son Musa’yı alıyor, Yenişakran’a varıyordu. İçerde, biri şoför, biri engelli çocuğuna refakat eden anne, toplam 27 çocuk... Musa 30’uncu.
¡
Durdu önünde her sabahki gibi, bindi Musa,
hareket ettiler. Ama bir acayiplik vardı... Şoför döndü Musa’ya öfkeyle, “Bak seni almak için durduk, fren patladı, niye rampada duruyorsun,
100 metre yürüyüp düzlükte dursana!” diye bağırdı... Yer kalmadığı için ayakta dikilen Musa, büktü boynunu, ne desin, zaten bütün çocuklar ona suçlu gibi bakarken ne diyebilirdi ki? Bir ara göz göze geldi en sevdiği sınıf arkadaşı Hidayet’le... Hidayet gülümsedi, çaktırmadan şöyle bir salladı elini havada “Boşver” manasında, “boşver, üzülme...”
¡
Dandik asfaltta haldır haldır gitmeye başladılar, 1 kilometre, 2 kilometre, 3 kilometre... Yenişakran’a 4 kilometre kala, olanlar oldu, trafolar bölgesinde dik yokuşun sonundaki sert viraja daldı minibüs, “Fren boşaldı” diye bağırdı şoför, savruldular, korkuluk morkuluk yok tabii, uçtular Tütünlü Deresi’ne... Önce çığlıklar, 3 takla, 5 takla, darmadağın oldu, zaten darmadağın haldeki minibüs, sonra trajik sessizlik.
¡
İsmail oracıkta öldü. 9 yaşındaydı. Recep öldü, Murat öldü. 15’indeydiler. Ve, gülümseyerek kan kardeşine moral vermeye gayret eden Hidayet... Ambulanslar geldiğinde nefes alıp veriyordu hâlâ... Hastane, doktor, ameliyat, olmadı... Hidayet de gitti.
Ya Musa?
Kafası yarılmıştı, sağ el bileği ezik...
Hatta, o feci kazanın haberini yapan gazeteler, Musa’nın bandajlı fotoğrafını koymuşlardı, “Açılan kapıdan fırladı, kurtuldu” diye.
¡
Kurtulmuştu hakikaten Musa... Sağ çıkmıştı o tabut minibüsten... Ama kâbuslardan kurtulamadı... Hidayet her gece rüyasına giriyor, gene gülümseyerek “Boşver, üzülme” diyor ama, şoförün “Bak seni almak için durduk!” diye bağırması kulaklarından gitmiyordu, çın çın... Bıraktı okulu. Gitmedi bi daha.
¡
Ve, bir sene sonra...
¡
Bilirkişi, en fazla 12 yaşında olması gereken servis minibüsünün, daha eski, 15 yaşında olduğunu, frenlerin kazadan çok önce patlak olduğunu tespit etti; balatalar erimişti. Aslında servis minibüsü bile değildi, öyle olsaydı, “S” plaka taşımalıydı, taşımıyordu. Buna rağmen, hiç kimse şikâyetçi olmadı... Savcı hariç... Kamu adına dava açtı, bilirkişi raporunu koydu hâkimin önüne, hâkim de, hiç tereddüt etmeden 10 sene hapis verdi şoföre... Giden gitmişti ama, hiç olmazsa suç cezasız kalmamıştı.
¡
Ve, önceki gün...
Yıldönümüydü.
Kapıkaya Köyü’nün kabristanında anma töreni yapıldı. İsmail, Recep, Murat ve Hidayet’in ardından dualar edildi. Musa da oradaydı... Gene kenarda, gene boynu bükük. Ve gene, bir senedir her gördüğüne söylediği gibi, “Benim yüzümden, keşke düzlükte dursaydım, benim yüzümden” diye ağlıyordu. Ne büyükleri teselli edebiliyordu onu, ne mahkemenin verdiği adil karar rahatlatabilmişti vicdanını, ne de rüyasında “Boşver” diye gülümseyen Hidayet.
¡
Bitti tören.
Gitti evine.
Astı kendini Musa.
¡
Bir sene dayanabilmişti buna.
¡
Evet, Japonya değil burası...
Kimseden harakiri yapmasını beklemiyoruz.
Alışığız, istiflerini bozmayacaklarını, istifa etmeyeceklerini de biliyoruz. Ama “Sprey yüzünden oldu, yok efendim buzullar eridi, dünyanın suçu” filan, ayıptır beyler.
¡
Başta minik Dila... 30 küsur günahsız sel kurbanından utanmıyorsunuz, bari, Musa’nın yüreğinden utanın da, hiç olmazsa bir özür dileyin...
YILMAZ ÖZDİL
15 Eylül 2009 Salı
PSİKOTEST
1. Icedonuk-Hassas-Kolay Etkilenen: Kendinizle ve cevrenizle ilgili dusuncelereetrafinizdaki cogu kisiden daha sik ve daha derin bir sekilde daliyorsunuz. Ustun koru
hareketler ve konusmalardan nefret ediyorsunuz. Geyik muhabbeti yapmaktansa, yalniz
kalmayi tercih edebiliyorsunuz. Ama yakin arkadaslarınizla olan iliskileriniz o kadar kuvvetli
ki bu da size ihtiyaciniz olan uyumu ve gucu getiriyor. Yine de yalniz basina kalmaktan hic
sıkılmıyorsunuz.
2. Ozgür-Geleneklere Karsi-Tutulamayan: Kendinizi gelistirmenizi saglayacak ozgur ve
kimseye bagli olmayan bir hayat pesindesiniz. Hobilerinizde ya da isinizde sizi basariya
ulastiracak yeteneklere sahipsiniz. Bagimsizliga olan duskunlugunuz bazen sizden
beklenilenin tam tersini yapmaniza neden olabiliyor. Oyle her gordugunuz seye uzerinde
dusunmeden uyacak tiplerden degilsiniz. Aksine kendi fikirleriniz dogrultusunda gitmeyi
yani, akintiya karsi kurek cekmeyi seviyorsunuz.
3. Dinamik-Aktif-Disadonuk:ilginc ve cesitli islere girebilmek için risk almaktan
kacinmiyorsunuz. Rutin bir hayat sizi etkisiz hale getirebiliyor. En cok sevdiğiniz sey tum
olaylarda basrol oynamak. Aslinda olaylari baslatan kisi de siz oluyorsunuz.
4. Ayaklari Yere Basan-Dengeli-Uyumlu: Komplike olmayan ve dogal bir yasami, bir
aski ve isi amaç edinmissiniz. Insanlar size saygi duyuyor, cunku sizin ayaklariniz oyle bir
yere basiyor ki, herkes sizden destek aliyor. Siz de bu insanlara guven saglamayi
biliyorsunuz. cok sıcak ve insancil olarak taniniyorsunuz. Basmakalip ve cok abartili olan
her seyi reddediyorsunuz. Modanin getirdigi yeniliklere de bagli degilsiniz. Aksine, sizin icin
giyim pratik ve rahat olmali.
5. Profesyonel-Pragmatik-Kendini Taniyan: Hayatini eline alip sansini kadere birakmak
yerine yaratmayi sevenlerdensiniz. Problemlerinizi pratik ve karisik olmayan yontemlerle
cozuyorsunuz. Gunluk hayatinizda gerçekci olmayi tercih ediyorsunuz. iste ise, herkes sizi
sorumluluk sahibi olarak taniyor. Sizin kendinize olan güveniniz sayesinde etrafinizdakiler
de sizden guc aliyor. Fikirlerinizi uygulamaya koyana kadar rahat edemiyorsunuz.
6. Barisçil-Tedbirli-Agresif Olmayan: Anlasmasi kolay bir insansiniz. Kendi ozel
hayatıiniza ve ozgurlugunuze duskun oldugunuz icin de arkadaslarinizi pek yormuyorsunuz.
Bazen hayatin anlamini dusunmek ya da kendi kendinize eglenmek icin her seyden
uzaklasip yalniz kalmak istiyorsunuz. Bu yuzden de kacabileceginiz guzel mekanlar
nerede biliyorsunuz. Ama siz yalnizlik duskunu bir insan da degilsiniz. Sadece hayatin size
vermis olduklarini takdir eden, dunyayla barisik bir insansiniz. 7. Dikkatsiz-Oyun sever-Neşeli: Spontane ve ozguir hayati seviyorsunuz. Hayata bir kere
gelinir ilkesinden yola cikarak dolu dolu yasamayi istiyorsunuz. Cok merakli ve her yeni
seye acik bir insansiniz. Tüm degisikliklerin sizi buyuttugune inaniyorsunuz. Bagli kalmak
kadar sizi sikan bir sey yok. Surpriz yapmaktan ve surprizlerle karsilasmaktan cok
hoslaniyorsunuz. 8. Romantik-Hayalci-Duygusal: Cok duygusal bir insansiniz. Olaylari gercekçi tarafindan
gormeyi reddediyorsunuz. Sizin icin duygularinizin size soyledikleri onemli. Ayrica
yasamda hayallere yer olmasi gerektigini savunuyorsunuz. Romantizmi reddeden ve her
seyi akilci bir yolla cozmeye calisan insanlarla anlasamiyorsunuz. Hayallerinizi,
duygularinizi sinirlayacak her seyi reddediyorsunuz. 9. Analitik-Guvenilir-Kendinden Emin: Hayatinizi insanlarin gozden kacirdigi kucuk
degerli taslarla doldurmayi seviyorsunuz. Bu nedenle kultur sizin hayatinizda önemli bir yer
oynuyor. Yine de siz sik ve zarif duygularinizin cevreden etkilenmemesini sagliyorsunuz.
Sizin için zarif ve gorgulu bir hayata sahip olmak cok önemli. Ve yine ayni tarzdaki
insanlarla birlikte olmayi tercih ediyorsunuz.
















